Yüz Estetiği

Anasayfa →Yüz Estetiği

Yüz Kırışıkları Neden Oluşur?

Yüzümüzdeki mimik kaslarının çalışması ile yüz cildimizde dinamik (kas hareketine bağlı) kıvrımlar, kırışıklıklar oluşturmaktadır. Bu mimik hareketlerinin yıllar boyunca sürekli tekrarlaması sonucunda ciltteki kıvrımların derinleşerek kas hareketi yokken de belirgin hale gelmesi ile statik çizgiler, kırışıklıklar ortaya çıkmaktadır.
Dinamik çizgiler en fazla alın, kaşlar arası, göz kenarları ve ağız çevresinde belirgin olmakta ve kişiye daha yaşlı, yorgun bir görünüm vermenin yanı sıra özellikle kaşlar arasında oluştuklarında çatık kaşlı, kızgın bir ifadeye neden olmaktadırlar.


Botulinum Toksin Enjeksiyonları
Botulinum Toksin (Botulinum A toksini), sinir uçlarına gelen uyarıların kaslara iletilmesini engelleyip sinir iletimini durdurmak yolu ile etki gösterir. Sinir iletiminin durması, sinirin uyardığı mimik kaslarında hareketin azalmasını ya da tamamen durmasını sağlar. Tıbbın birçok alanda uzun yıllardır yararlanılmakta olan Botulinum Toksin yaklaşık 15 yıldır yüzdeki mimik kaslarının hareketleri ile ortaya çıkan çizgilenmeleri ameliyatsız olarak azaltmak amacı ile de kullanılmaktadır. Mimik kaslarına Botulinum Toksin uygulanması yolu ile kas hareketleri zayıflatılarak, üzerlerindeki derinin katlanmasına bağlı oluşan ve zamanla derinleşen çizgilenmeler önlenmekte, sonuç olarak yaşlı ve kızgın yüz ifadesinde belirgin düzelmeler sağlamaktadır.


Botulinum Toksin tedavisine en iyi cevap veren kırışıklıklar alın çizgileri, gözlerin çevresi ve kaşların arasındaki kırışıklıklardır. Botulinum Toksin ayrıca yanaklardaki gülme çizgileri ve boyun, çene kırışıklıklarının tedavisinde de başarı ile kullanılmaktadır.Botulinum Toksin ile yapılabilen bir diğer uygulama ise yorgun bir ifadeye neden olan kaş düşüklüğünün düzeltilmesi yani kaş şekillendirmedir (kaş kaldırma). Botulinum Toksin uygulamasından dinamik kırışıklıkların oluştuğu erken dönemlerde daha iyi sonuçlar alınırken kırışıklıkların zamanla derinleşmesi söz konusu olduğunda bunların tam olarak kaybolması için ilave olarak dolgu enjeksiyonları  yapılması gerekebilmektedir.


Botulinum Toksin’in etkisi, uygulanan doza, kullanılan tekniğe ve kişinin kendi metabolizmasına bağlı olarak 4 aydan 6 aya kadar sürebilmektedir. Ayrıca tekrarlayan uygulamalar ile kaslarda oluşan zayıflamaya bağlı olarak etki süresi daha da uzayabilmektedir. Botulinum Toksin’in etkisi sona erdiğinde ise uygulama öncesindeki duruma geri dönülmektedir.


Botulinum Toksin uygulamaları uzun yıllardır yapılmakta olup bugüne kadar ciddi bir yan etki rapor edilmemiştir. En sık yan etki uygulama alanlarında olabilecek oldukça küçük şişlik ve morarmalardır. Yanlış uygulamalar sonucu nadir olarak göz kapağı ya da kaşlarda düşme gibi istenmeyen sonuçlar görülebilse de bunlar toksinin etkisinin geçmesi ile birlikte kaybolmaktadır. Ayrıca uygulamanın sonuçları birkaç gün içinde belirginleştiğinde asimetrik mimikler ya da kaş kalkmaları görülebilse de bunlar hemen her zaman ilave uygulamalarla düzeltilebilmektedir. Botulinum Toksin’in etkisi sadece uygulama bölgesiyle sınırlı olup uygulamadan sonra 3-7 gün içinde tam olarak ortaya çıkmakta ve 4-6 ay arasında bir süreçte yine tamamen kaybolmaktadır.

Aşırı Terlemede Botulinum Toksin Uygulaması

Botulinum Toksin son yıllarda hiperhidrozis olarak isimlendirilen koltuk altı, el ve ayaklarda aşırı terleme hastalığının tedavisinde giderek artan sıklıkta uygulanmaya başlamıştır. Aşırı terleme olan bölgelere yapılan Botulinum Toksin enjeksiyonunu takiben 6-8 ay süre ile terleme önemli ölçüde engellenebilmektedir.

Botox Uygulamaları



Hyalüronik Asit
Yüz cildine uygulanan farklı dolgu enjeksiyonları arasında en fazla tercih edilen materyal olan hyalüronik asit ile cilt ve cilt altı dokularda oluşan hyalüronik asit kaybı yerine konularak derin çizgilerin ve yüzeysel kırışıklıkların giderilmesi sağlanmaktadır.
Hyalüronik asit cildin derin tabakasının içerisinde yaygın bir şekilde dağıtılmış olarak bulunan doğal bir moleküldür. Ciltteki hyalüronik asit miktarının yaşın ilerlemesi sonucu azalması ve beraberinde oluşan su kaybı kırışıklıkların oluşmasında önemli rol oynamaktadır.


Uygulamanın ilk başladığı dönemlerde hayvansal kaynaklardan elde edilen hyalüronik asit günümüzde laboratuvar şartlarında sentetik olarak üretilebilmekte ve moleküllerin arasında farklı derecelerde çapraz bağlar oluşturularak uygulama bölgelerinde değişik kalıcılık süreleri ve kullanım amaçları olan formlar elde edilebilmektedir. Su tutma özelliği olan hyalüronik asit, enjekte edildiği bölgelerde cilde nem ve dolgunluk kazandırarak genç bir görünüm sağlamasının yanı sıra mimik kaslarının hareketi üzerinde bir etki yapmadığından her zaman doğal görünümü korumaktadır.


Günümüzde en sık yapılan yüz estetiği müdahalelerinden birisi olan Hyalüronik Asit enjeksiyonları, canlı ve pürüzsüz bir yüz cildi sağlamanın yanı sıra özellikle elmacık kemikleri ve çene bölgesinde yüz hatlarını daha fazla belirginleştirmek, kaşlar arasındaki,burun ve ağız kenarlarındaki derin çizgileri yok etmek, dudaklara dolgunluk kazandırmak ve gözaltında oluşan ve koyu gölgelenmelere neden olan hacim kayıplarını yerine koymak amacı ile uygulanmaktadır.


Uygulanan Hyalüronik Asit zamanla vücut tarafından emildiği için elde edilen etki 6 ay ile 1 yıl arasında azalmakla birlikte bu süre kullanılan ürünün çapraz bağ özelliklerine, uygulanan bölgeye ve kişisel özelliklere göre değişmektedir.


Kısa süreli uygulamadan sonra etkisini hemen gösteren hyalüronik asit enjeksiyonları öncesinde hiçbir ön hazırlık ya da test yaptırmak gerekmemektedir. Uygulama belirgin olarak ağrı ya da rahatsızlık yaratmamasına karşın özellikle dudakları dolgunlaştırmak için yapılan enjeksiyonlar öncesi bölgesel anestezi önerilmektedir.


Kalsiyum Hydroxylapatite
Bu dolgu maddesi mikroskopik kürelerden oluşmakta, derin uygulama yapılacak bölgeler için tercih edilmekte ve sodyum karboksimetilselüloz jel içinde süspansiyon olarak bulunmaktadır. Ağrılı bir uygulama olması nedeni ile lokal anestetiklerle karıştırılarak uygulanan bu dolgu materyalinin en önemli avantajı gerektiğinde etkisinin geri döndürülebilir oluşu ve bir yılı aşan etki süresidir.



RANDEVUNUZU ALIN